İçindekiler
İçindekiler
Dijital Dünya:
Yeni Umutlar
Sergi Salonu
 
Bir Ülke Bir Fotoğrafçı "Henri Cartier Bresson"
Portfolyolar
 

16_farukakbas
Sırt Çantalılar, Faruk Akbaş

Kayaköy Festivali
Geçtiğimiz haftalarda kaldığım köyde, içinde fotoğrafın da olduğu bir festival düzenlendi.

Köye ziyarete gelen bir takım AEGEE(*)li gençler, buradan çok etkilenmişler ve bir festival yapmak istemişler. Biz köy kahvesinde pineklerken, onların boylarından büyük bir işe kalkışacaklarını ve böyle büyük bir festival yapacaklarına pek olasılık verememiştik..

Sağ olsunlar bana da, festival içindeki fotoğraf atölyesinin liderliğini teklif ettiler. Bir lider de Yunanlılardan olacakmış. Nasıl kabul etmem, hem köyüm, hem fotoğraf...

Türk Yunan Sivil Diyalogu Projesi çerçevesinde düzenlenen festival, bölgenin ve Avrupa'nın Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile öğrencilerini bir araya getirmeyi hedefliyor. Bilindiği gibi, Kayaköy, 1920'lerde iki komşu ülke arasında imzalanan değişim anlaşmasından sonra köydeki Rumların Yunanistan'a gitmesi sonucu boşalmış. Bugün burası bir hayalet köye dönüşmüş, hüzünlü ve tarihsel açıdan ilginç bir mekan haline gelmiş. Bu konumuyla kültür ve sanat festivalleri için oldukça çekici bir atmosfer oluşturuyor.

Festivalde, müzik, dans tiyatrosu, psikoloji, görsel sanatlar, fotoğrafçılık, belgesel çekimi, mimarlık gibi atölye çalışmaları yer alacak. Amatör ve profesyonel Balkan grupları ile çeşitli sanatçılarının verdiği konserler ile, dans gösterileri, açık hava film ve belgesel gösterimleri, sergiler düzenlenecek. Festivalin en önemli etkinliği ise STK Bilgi Fuarı olacak ve bu fuar sayesinde Türkiye ve Yunanistan'dan gelen STK temsilcileri stand açıp kendilerini ve projelerini tanıtma fırsatı bulacaklar.

Festival açıldı. Konser platformu oldukça iddialıydı. Çok para dökmüş olmalılar. Bütün köyün müzik süresince uyuyamadığından bunu çok iyi anlıyorsunuz. Sivil toplum kuruluşları arasında gözlerimiz boşuna fotoğraf derneklerini aradı. Belgesel filmlere diyecek bir şey yoktu. Gerçi filmlerin çoğunun Rumca olması yüzünden çoğu insan bir şey anlamadı ama olsundu... Ya rock konserleri? Konser izlemeye gelen başörtülü köylü kadınları en sertinden rock konserleri içine düşünce ilginç fotoğraf kareleri oluşturuyordu.

Tüm köy çok kalabalıklaşmıştı. Dev çadırlar kuruldu. Her yer rengarenk öğrenci doluydu. Bütün bir hafta bira ve aşk patlaması yaşanmıştı. Festivalin köy ekonomisine ne kadar katkısı oldu bilmiyorum ama, Kayaköy arsalarında da küçük birer fiyat patlaması yaşanmıştı.

Fotoğraf atölyesi öğrencileri başta 5 Yunan ve 5 Türk'ten oluşuyordu. Sonra meraklılarla birlikte bu sayı gittikçe arttı. Bir de arada bir otuz kişilik yabancı bir öğrenci grubu geliyordu. Bunlar Eskişehir Anadolu üniversitesinde bir haftalık bir fotoğraf eğitimi görmüşler, ardından pratiğe çıkıp bize katılmak istemişler. Ama bunlar bize niye katılmışlar hâlâ anlamış değilim. Çünkü biz sabah ışığında tam çekime çıkacağız, bunlar yarı uykulu altlarında mayo üstlerinde battaniye denizden geliyorlar. Ya da tam gece çekimine çıkacağız dekolte elbiselerle diskoya mı gidiyorlar, bizle çekime mi geliyorlar, orası karışık. Ama diğer öğrenciler canavar gibiydi. İyi de bir sergi çıktı. Haftanın sonunda onu köy kahvesinde astık. Ada çaylarından kokteyl yaptık. Muhtarın keyfine diyecek yoktu. Fotoğrafa konu olmuş köylü amcalar, olmamışlara hava atıyorlar, diğerleri de onlarla dalga geçiyorlardı.

*AEGEE (Avrupa Öğrencileri Forumu) Nisan 1985'te Paris'te bir grup öğrenci tarafından kurulmuş olan, bugünse Avrupa'nın 286 şehrinde 15.000'den fazla üyeye sahip, kâr amacı gütmeyen, ekonomik ve politik olarak bağımsız, uluslararası bir gençlik örgütüdür. UNESCO, Avrupa Komisyonu gibi kurumlarca desteklenen bir organizasyon olan AEGEE, kültürel değişim, yüksek öğrenim, etkin vatandaşlık ile barış ve istikrar konularında konferans, seminer, yaz üniversiteleri, alan araştırma gezileri düzenleyerek faaliyetlerini sürdürmektedir. Sadece öğrencilere değil genç profesyonellere de açık olan AEGEE, yarının Avrupa'sını oluştururken farklı kültür, anlayış ve bakış açılarına sahip bireylere birbirlerini tanıma fırsatı vermekte, önyargıların kaldırılması, karşılıklı güven, anlayış ve işbirliğinin geliştirilmesine çalışmaktadır.
Burcu Becermen TURKISH-GREEK CIVIC DIALOGUE COORDINATOR
Mobile:+90 532 782 82 65 Home:+90 312 430 35 60 Office: +90 312 210 36 25 (phone/fax) www.aegee.metu.edu.tr


Aşağıda, Anadolu Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalı lisansüstü öğrencisi olan ve etkinliğe katılan Mesut ÖZTÜRK'ün festival-fotoğraf atölyesi ile ilgili hazırladığı haber-röportajı sunuyorum:

KayaFest AEGEE-Ankara (Avrupa Öğrencileri Formu)'nın Türk ve Yunan sivil diyalogu projesi çerçevesinde düzenlediği, bölgenin ve Avrupa'nın sivil toplum kuruluşları ile öğrencilerini bir araya getirmeyi hedefleyen Gençlik ve Kültür Festivali 28 Temmuz-3 Ağustos 2003 tarihleri arasında Fethiye-Kayaköy'de gerçekleşti. Festivalde; müzik, dans tiyatrosu, psikoloji, görsel sanatlar (fotoğrafçılık, belgesel çekimi) atölye çalışmaları vb. etkinlikler yer aldı. Amatör ve profesyonel müzik grupları ile çeşitli sanatçıların verdiği konserler ile dans gösterileri, film ve belgesel gösterimleri festivalde geniş yer aldı. Festivalin en önemli etkinliği olarak görülen Sivil Toplum Kuruluşları Bilgi Fuarı'nın temsilcileri de kendilerini ve projelerini tanıtma fırsatı buldular. Festivale yaklaşık beş bin kişi gibi bir katılımın olması bekleniyorken, katılım beklenilen rakama ulaşamadı. Buna karşın Türkiye ve Yunanistan açısından tarihi öneme sahip Kayaköy'de birçok insanın bir araya gelip birbirini tanıyıp kaynaşmaya çalıştığı dolu dolu bir festival yaşandı. Kalıcı dostluklar oluşturuldu. Bu etkinlikler içinde yer alan fotoğraf atölye çalışmaları, fotoğraf sanatçısı Faruk AKBAŞ'ın ve Yunanistan'dan gelen Takis LAZOS'un liderliklerinde yapıldı. Ayrıca Yunan liderin asistanlığını Giouli BAGETAKOU ve Faruk AKBAŞ'ın asistanlığını da ben Mesut ÖZTÜRK yaptık. Fotoğraf atölye çalışmalarının amacı; fotoğraf sanatını sevdirmek, geliştirmek, çalışmaları değerlendirmek, ayrıca birbirini tanımayan iki komşu ülke insanı açısından tarihsel bir öneme sahip olan Kayaköy'de fotoğraf uygulamaları yaparak ve açılacak olacak sergiyle bu insanların kaynaşmasını sağlamaktı. Fotoğraf atölye çalışmalarında, Faruk AKBAŞ ile Takis LAZOS fotoğraf hakkında katılımcılara teknik bilgiler aktardı. Fotoğrafın tematik değerlendirmesi yapıldı. Fotoğraf çekimlerine Kayaköy'ün eski yerleşim yerlerinin fotoğraflanması ile başlandı. Bir başka gün ise köy kahvesinde portre çekimleri yapıldı. Kayaköy'ün geleneksel yaşamından görüntüler alınırken köy sakinlerinden Yusuf Amca'nın evine misafir olduk. Sofrasında Türk ve Yunan bütün katılımcılarla birlikte diz çökerek bağdaş kurduk ve karnımızı doyurduk. Atölye katılımcılarının bazıları geleneksel Türk mutfağını fotoğraflamaya çalıştı. Bazıları da ev halkını fotoğrafladılar. Bunlardan başka yapılan çekim uygulamaları ise, tütün tarlasında çalışanlar, ata koşulan pulluk ile tarlasını süren bir çiftçinin fotoğraflanması, arıcılıkla uğraşan bir köylünün mekanından yapılan çekimler, Kayaköy'de gün batımı siluet fotoğrafları, gece çekimlerinde konser ışıklandırmasının tarihi yerleşim yerleri üzerindeki grafiksel etkisi gibi çalışmalardan oluştu. Fotoğraf atölye çalışmalarında bir başka etkinlik ise slayt gösterileriydi. Çalışmaların birinci gününde LAZOS ve AKBAŞ'ın slayt gösterileri izleyicilerin beğenisine sunuldu. İkinci gün yapılan slayt gösterileri ise Mesut ÖZTÜRK, Vagelis, Mariana, Giouli'nun gösterilerini içermekteydi. Fotoğraf atölye çalışmaları sonucunda ortaya çıkan fotoğraf kareleri liderler ve asistanları ile bir jüri oluşturularak sergilenecek çalışmaların seçimi yapıldı. 2 Ağustos 2003 Cumartesi günü de beklenen sergimiz açılmış oldu.

İlk günkü tanışma toplantısından alınan bazı notlar:
Yunan lider Takis: Biz iki millet arasında komşuyuz. Gerçek olmasa da ne yazık ki aramızda bir duvar var. Ben daha fazla insan tanımak için buradayım… Sizlere tanınmış Yunan fotoğrafçılarının fotoğraflarını getiremediğim için üzgünüm… Fotoğraf, başlaması en kolay ve en zor bir sanattır.

LAZOS'a Yunanistan'daki fotoğrafçılık hakkındaki düşünceleri sorulduğunda Takis; Yunanistan'daki fotoğrafçıların çok ileri düzeyde olmadığını fakat gittikçe geliştiğini söylüyor.

Takis: Selanik'te bir fotoğraf müzemiz var. Bunlardan başka her yıl Mayıs ayında fotoğraf festivali olmaktadır… Yunanistan'da fotoğraf eğitimine değinecek olursam, bizim ülkemizde özel fotoğraf okulları var. Bunlar sekiz sömestrden oluşmaktadır. Ancak bu okullara girmek çok zor oluyor.

"Ünlü Yunan fotoğraf sanatçıları alaylı mı, yoksa eğitimli mi?" sorusuna aldığımız yanıt ise şöyleydi;
"Yunanistan'da 1980'lerden önce fotoğraf eğitimi, deneme yanılma yoluyla yapılıyordu. Fotoğrafçılığı bazı kişiler yurtdışında eğitim alarak geliştirmişlerdir."

Umut (Mimar Sinan Fotoğraf Bölümü son sınıf öğrencisi): Türkiye'deki fotoğraf sanatçıları bu eğitimi almadan kendilerini geliştirmişler. Türkiye'de fotoğraf sergileri az yapılıyor. Fotoğraf sergilerine ilgi de az. Sanatsal fotoğrafa ise genelde gazete ve dergilerde ulaşılabiliyor. Türkiye'de dört fotoğraf dergisi basılıyor. Yılda bir iki küçük çaplı fotoğraf günleri olmaktadır. Belediyeler ve bir takım kuruluşlar fotoğraf yarışmaları düzenliyorlar ve ilgililer de katılıp kendilerini ifade ediyorlar. Bizdeki ünlü fotoğraf sanatçıları olarak; Ara GÜLER, Sıtkı FIRAT, Gültekin ÇİZGEN, İzzet KERİBAR gösterilebilir. Şu an Türkiye'deki fotoğraf sanatının oturmuşluğundan söz etmek biraz zor. Biz dünya fotoğrafını izleyemiyorduk. Ama İnternet ortamından artık ulaşabiliyoruz.
Takis: Biz dünya fotoğrafını yakından izleyebiliyoruz, bizim dünya literatürüne ulaşmamız oldukça kolay.

Faruk AKBAŞ: Fotoğraf duygusu nedir? Ne anlıyorsunuz?.
Meral: Bir objeye baktığımızda farklı şeyleri görüyoruz, bakmakla görmek arasında ki bir şey . Önemli olan bir şeyi farklı açıdan görmektir.
Umut: Fotoğrafta değişik olan şey; bunları yaparken tek başına olmanızdır. Fotoğraf; hayatta var olan şeyleri kendinizden bir şeyler katarak yaratmaktır. Kolaya benziyor! Ama yaratacağınız kareyi hissetmeniz de gerekiyor.
Vagelis: Fotoğrafa ailesel şeyleri çekmekle başladım. Sonraları bu popüler çekimlerden sıkıldım ve ünlü fotoğrafçıların kitaplarını okuyarak ve onların fotoğraflarını kopya ederek onlar gibi çekmek istedim. Zamanla bunları kafada birleştirip kendi fotoğraf tarzımı oluşturdum. Fotoğraf hayatımın bir parçası, ilginç olan şey hepimizin aynı şeyi görüp farklı göstermemiz.
Chiristiana: Fotoğrafı çok kişisel olduğu için seviyorum, birinin fotoğrafına baktığınız zaman kişilik analizi yapabiliyorsunuz. Kendi gelişmemi ise eski fotoğraflarıma bakarak görebiliyorum.
Machi: Dolaştığım yerleri görüp oralardan anılar edinmek hoşuma gidiyor.
Gamze: Fotoğrafın zaman boyutu beni etkiliyor. Fotoğraf bana genel olarak o zaman aralığını anlatıyor.
Claire: Fotoğrafın verdiği mesaj hoşuma gidiyor. Bizlere bir fotoğraf aynı anda birçok şeyi anlatabilir.

Kayaköy Sanat Kampı'nın resim öğretmeni Selma Ulus: Resim olsun fotoğraf olsun aslında hepsinde de ortak bir dili kullandığımızı gördüm.

Takis: Fotoğrafçılıkta asıl olan onu sevmektir, çektiğiniz fotoğrafa dair bir başkasının gelip, bir şeyler söylemesi çok güzel, kendinizi fotoğrafta yetiştirmediğiniz zaman bin makara dahi harcasanız kendinizi tekrarlamaktan öteye gidemezsiniz. Fotoğraf kolay olduğu için çok yaygınlaşmıştır. Kendinizi deli gibi fotoğraf çekmeye zorlamamalısınız. Diğer fotoğrafçıları da anlamaya çalışın ki bu yolla bir üst basamağa ilerleyebilesiniz. Fotoğrafçılıkta her şey tuzaktır. Bir posta tarzında fotoğraf çekiyorsanız, kaç tane çekerseniz çekin sonuç hep aynı olacaktır.

Faruk AKBAŞ: Sanat; dünyadaki yokuşların en dik olanıdır. Başta iyi bir teknik donanıma sahip olmak lazım. Ayrıca, bilgi birikimi, görsel bakış, yetenek bu işin alt yapısını oluşturur. Yaşadığımız dünya dört boyutludur. Biz bu dört boyutu iki boyutlu bir düzleme sıkıştırıyoruz. Üstelik hem güzel olacak, hem etkili olacak. İşimiz oldukça zor.

YAPILAN RÖPORTAJLAR

Takis Lazos - Mesut Öztürk:
Mesut: Festival ortamını nasıl buldunuz ?
Takis: Diğer köylerden farklı. Buradaki evler çökmek üzere. Belki de otuz yıl içinde çökecek. Bunun için bir kaynak bulunması lazım. Türk ve Yunanlılar burada birlikte yaşamışlar. Bunların ayrı bir önemi var.
Mesut: Festivaldeki fotoğraf atölyesinin çalışmalarını nasıl buldunuz?
Takis: Tabii ki bazı sorunlar vardı, ama bu sorunların festivalin ilk kez düzenlenmesiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Önemli olan fotoğraf değil Türk ve Yunan halkının kaynaşmasıdır. Bir dahaki festivalin daha iyi olacağına inanıyorum. Keşke daha fazla katılımcı olsaydı. 10 kişilik workshop az olmuş. Ayrıca süre bir hafta ile kısıtlı olmamalıydı. Bunlardan başka diğer olması gereken şeyler ise; siyah / beyaz çekim ve baskısı diye sıralanabilir. Bunlar olsaydı daha da iyi olurdu. Bunların dışında sizinle ve Faruk AKBAŞ' la tanışmaktan çok mutluyum. Bir hafta çekim yaptık ama çok güzel fotoğraflar çektik. Fotoğraf çekimlerinin azlığını da böyle bir festivalin ilk defa yapılıyor olmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.
Mesut: Önerileriniz var mı?
Takis: Katılımcı sayısı 10 kişi ile sınırlı tutulmamalı, öğle sıcağına çekim konulmamalı, daha çok slayt gösterisi olmalı (her akşam). 6 gün full fotoğraf çekimi ve fotoğrafla ilgili işler olmalıydı. Önümüzdeki festivalde workshoplara başka ülkelerden de katılımın olması çok çok daha iyi olur düşüncesindeyim.

Fotoğraf atölye katılımcısı Vagelis ile yapılan röportaj:
Mesut: Festival ortamını nasıl buldunuz?
Vagelis: Çok heyecanlandırıcı, Türklerle ve başka milletten olan insanlarla tanışma olanağı buldum. Festivalde gençlerin olması, konserler, atölye çalışmaları, gösteriler ... Hepsi heyecan vericiydi.
Mesut: Kayaköy sizi nasıl etkiledi?
Vagelis: Türklerle tanışma imkanı bulduk. Onlarla tanışıp ortak noktalarımızı gördük. Başka sanatçıların çalışmalarını izledik bütün bu deneyimler kendimi Türkiye'ye daha yakın hissetmemi sağladı.
Mesut: Kayaköy'ü fotoğrafçılık açısından nasıl buldunuz?
Vagelis: Kayaköy'ün fotoğraflanması ilginçti. Çünkü bu evlerin yıkık ve boşaltılmış olması ayrıca bu evlerin bir zamanlar Türkler ve Yunanlıların dostluk içinde yaşaması gibi şeyler düşünülünce, fotoğraf daha bir anlam kazanıyor.
Mesut: Buradaki insanların size davranışları nasıldı?
Vagelis: Buradaki insanların ilgisi mükemmelden daha fazla bir şeydi, bu insanlar bizlere çok nazik ve dostaneydiler. Bu bölgedeki her insanın kendine özgü bir tarihi olması ve bu tarihi bir şekilde mübadeleye bağlaması iletişimi daha da ilginç kılıyor. Öncelikle herkesten, organizasyonu hazırlayanlardan çok memnun kaldım. Bana karşı nazik ve dostaneydiler. Burada başlayan dostlularımızın, arkadaşlıklarımızın devam etmesini umuyorum.

En son yapılan röportaj, atölye katılımcısı Christiana ile gerçekleştirildi.
Mesut: Festival ortamını nasıl buldunuz?
Christiana: Çok iyi, kültür bakımından tanıdık buldum.
Mesut: Festival fotoğraf atölye çalışmalarını nasıl buldunuz?
Christiana: Çok, çok, çok iyi organize edilmiş, liderler ve organizatörler çok iyiydi. İlginç yerlere gittik, ilginç şeyler gördük. Fotoğraf atölye çalışmaları dersleri de ilginç şekilde geçti.
Mesut: Kayaköy sizi fotoğraf açısından nasıl etkiledi?
Christiana: İlginç fotoğraflar çekebildik, çünkü boşaltılmış köy görüntüleri ilginç kompozisyonlu görüntüler veriyordu.
Mesut: Buradaki insanların size tavırları nasıldı?
Christiana: Çok arkadaş canlısı davrandılar. Ortak birçok davranışımızın olmasını görmek beni çok etkiledi. Bu harika bir şey. Buradaki (organizasyondakiler ve köy halkı) herkesin bizleri mutlu etmeye çalıştığını gördüm. Buradaki insanların bizlere kendimizi evimizde gibi hissettirme çabalarını gördüm. Çünkü her şeyi mükemmel yapmaya çalışıyorlardı. Dolayısıyla kendileri hata yapmamak için strese bile girebiliyorlardı. Bu haftayı sonsuza kadar hatırlayacağım. Teşekkürler.

Mesut ÖZTÜRK,
Grafik Ana sanat Dalı, Lisansüstü Öğrencisi